E-posta : info@esbas.com.tr
Telefon : +90-232-251-3851
TR - EN

GATES POWERTRAIN FİRMASI FABRİKA DİREKTÖRÜ SEMİH KELLE İLE RÖPORTAJ

Firmanızın Türkiye’deki ve dünyadaki konumu nedir?
Firmamız Kuzey Amerika orijinli Gates ve Stackpole isminde iki kuruluşun ortaklığıdır. Gates dünya çapında 15.000 çalışanı olan, otomotiv, enerji, tarım, madencilik, ulaşım ve nakliye gibi sektörlere kayış, gergi rulmanı, hidrolik hortum ve ekipmanlar üreten bir sistem tedarikçisidir. Stackpole ise dünya çapında 3.000 çalışanı ile otomotiv sektörü için yağ ve vakum pompaları ve toz metal komponentler üreten uluslararası bir firmadır. Biz İzmir’de Gates adına gergi rulmanı ve Stackpole adına yağ pompası üretiyoruz. Gergi rulmanı ve yağ pompası her otomobilin motorunda bulunan en önemli aksamlardandır. Hem Gates, hem Stackpole için bu ürün gruplarını üreten Avrupa’daki tek tesis Ege Serbest Bölgesindeki tesisimizdir. Yani bu ürün gruplarında Gates ve Stackpole’un Avrupa’da aldığı her iş bizim fabrikamızda üretilmektedir.


Firmanızın kuruluşundan bugüne gelişmesine ilişkin bilgi verir misiniz?
Gates ve Stackpole’un 100 yılı aşan geçmişi olmasına rağmen, ülkemizde sadece 2009 yılından bu yana faaliyet gösteriyoruz. 2010’dan itibaren hem üretim adeti, hem ciro bazında her yıl ortalama %25 büyüdük. Şu anda Gates’in dünyadaki 7 adet gergi rulmanı fabrikası içerisinde en büyüğü biziz. Yağ pompası ürün grubunda ise 2017 yılında Stackpole‘un 4 adet yağ pompası fabrikasının en büyüğü olmayı başaracağız. 


Firmanızın üretim, istihdam ve yatırım verilerini değerlendirir misiniz?
2013 yılında 13,2 milyon gergi rulmanı ve 2,5 milyon yağ pompası üreterek, toplam 130 milyon €’luk bir ciro gerçekleştirdik. Firmamızda 110’u beyaz yakalı olmak üzere toplam 500 çalışanımız bulunmaktadır. 2017 yılına kadar hedefimiz üretim ve satış miktarımızı %40-50 civarında arttırmaktır. İstihdam ve yatırım planlamamızı da bu doğrultuda yapıyoruz.

Ege Serbest Bölgesinde faaliyet göstermek, size ne gibi avantajlar sağlıyor?
Üretimimizin çok büyük bir kısmını başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yurtdışına yaptığımız için en büyük avantajımız, bölgedeki vergi muafiyeti diyebilirim. Bunun yanı sıra birçok hizmeti ESBAŞ’tan doğrudan alabiliyoruz. Bu konuda sergilenen müşteri memnuniyetini esas alan tutum bizleri mutlu ediyor. Ayrıca Türkiye’de ve İzmir’de olmanın sağladığı bazı önemli avantajlar da şunlardır:

• Otoban, havaalanı ve limana olan yakınlık,
• İzmir’in Avrupa standartlarında ve birçok yönden daha da üstün bir şehir olması,
• Ülkemiz ve özellikle İzmir çevresindeki uzmanlaşmış insan kaynağı,
• Ülkemizdeki otomotiv bilinci ve hazır tedarik altyapısı.

Ülkeye yatırım yapan yabancı firmaların serbest bölgelere bakışı nasıl?
Özellikle ihracat amaçlı yatırım yapmak isteyen firmaların yukarıda saydığım sebeplerden dolayı serbest bölgeleri tercih ettikleri bir gerçek. Devletimiz bu konuda desteğini sürdürür ve bir takım ilave önlemler alır ise ülkemizdeki yabancı yatırım miktarının daha çok artabileceğini düşünüyorum.


2014 yılının başından bu yana baş gösteren ekonomik gelişmeler firmanızı nasıl etkiliyor? Bu durum yatırımlara nasıl yansıyor?
Firma olarak bu konudan hiç olumsuz etkilenmedik diyebilirim. Müşterilerimizin büyük bir çoğunluğu Avrupa’da güçlü bölgelerde olduğu için ülke içersindeki ekonomik gelişmelerden etkilenmiyoruz. Ayrıca serbest bölgede varlık gösterdiğimiz için alım ve satımlarımızı yabancı kur üzerinden yapıyoruz. Bu da kur dalgalanmalarının bize olan etkisini oldukça azaltıyor.


Sosyal sorumluluk çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Geçtiğimiz yıllarda birçok sosyal sorumluluk projesine dahil olduk. İçerisinde bulunduğumuz çevre ve topluma fayda sağlamayı öncelikli vazifemiz olarak görüyoruz. Bu konuda herkes tarafından bilinen ve kabul gören dernek ve kuruluşlarla işbirliği yapıyoruz. Bu kuruluşlara örnek olarak Ege Orman Vakfı, Lösev, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Zihinsel Engelliler Vakfı ve Kızılay’ı gösterebiliriz. Projeleri belirlerken sadece parasal olmamalarına dikkat ediyor, işin manevi yönünü de ön plana çıkarmayı amaçlıyoruz. Örneğin çalışanlarımız resmi tatil günlerinde kliniklerde yatmakta olan lösemili çocukları ziyaret ederek, onlara moral ve küçük hediyeler veriyorlar. Kimsesiz çocukları doğal yaşam parkı gibi yerlere götürerek, güzel bir gün geçirmek amacıyla geziler düzenliyorlar.