E-posta : info@esbas.com.tr
Telefon : +90-232-251-3851
TR - EN

NASA ASTRONOTU LINNEHAN: “UZAYDA YALNIZIZ DEMEK BENCE AKIL ALMAZ BİR İDDİA”

1996-2008 yılları arasında uzaya dört kez giderek, Uluslararası Uzay İstasyonu inşaası ve Hubble Uzay Teleskobu’nun güncellenmesi gibi görevlerde yer alan Astronot Richard Linnehan, Uzay Kampı Türkiye ziyaretinde ilginç açıklamalarda bulundu. Astronot, öğrenci ve öğretmenlere yaptığı sunumda, “Dünya’dan başka gezegenlerde hayat olmadığını söylemek akıl almaz bir iddia” dedi.

 

Uzay mekiklerinin fırlatılması, uzay istasyonu inşaası ve astronot kıyafetlerinin özellikleri gibi konuları fotoğraflarla anlatan Astronot Linnehan’ın özellikle Hubble Uzay Teleskobu’yla (HUT) ilgili açıklamaları dikkat çekti. Teleskopla görüntülenen galaksi, yıldız oluşum bölgeleri ve gezegenlerin fotoğraflarını gösteren astronot, HUT’un uzayın tamamen karanlık bir alanına çevrilerek çektiği bir fotoğrafta,  baş parmağın yarısı kadarlık bir açısal büyüklükteki bölgede yaklaşık 6 bin tane galaksi belirlendiğini söyledi. Sadece bu alanda gözlenen her bir galaksinin yüz milyarlarca yıldız barındırdığını, basit bir hesapla bu yıldızlardan sadece %1’inin etrafında güneş sistemimize benzeyen sistemler olduğunu ve bu sistemlerin sadece %1’inin dünyadakine benzer yaşam koşulları oluşturabilecek gezegenlere sahip olduğunu varsaydığımızda bile, dünyamızdan başka gezegenlerde yaşam olma olasılığını göz ardı etmenin akıl almaz olacağına vurgu yaptı.

 

42 saati uzay yürüyüşü olmak üzere toplamda yaklaşık 59 gün uzayda kalan NASA Astronotunun, Uzay Kampı Türkiye’deki sunumu ilgiyle izlendi. 29 Haziran- 5 Temmuz tarihlerinde düzenlenen ve özel 6 Günlük Uluslararası Yaz Kampı olarak da bilinen “E-Pal” Haftası’nın konuğu olan astronotu; Polonya, ABD, Kanada, Yunanistan ve Türkiye’den gelen 200 katılımcı takip etti.

 

En keyif aldığı görevin, 2008 yılında Uzay Mekiği Endeavour’la Uluslararası Uzay İstasyonu inşaası için uzay yürüyüşlerine liderlik ettiği uçuş olduğunu kaydeden Astronot Linnehan, bu görev dışında uzaydaki yoğun çalışma programlarından dolayı yaşadıklarının eğlenceli olup olmadığını dünyaya geri dönünceye kadar farkedemediğini aktardı. Geleneksel olarak her bir uzay görevi için o görevde neler yapıldığını açıklayan görev arması dizayn edildiğini ve arma üzerine mürettebatın isimlerinin yazıldığını kaydeden astronotun uzaya gitmenin en zor aşamasının ne olduğuyla ilgili soruya “Uzay yürüyüşü ya da astronot kıyafetine alışmak için aldığımız eğitimler bir yana bence en zorlu olan kısım, görev armasının  renginin, içeriğinin ve boyutunun nasıl olacağı  konusunda tüm mürettebatın hemfikir olmasıydı” şeklinde verdiği cevap izleyenleri gülümsetti.